15 Aralık 2019 Pazar

İş Güvenliğinde Bilinçaltına İnmek

İş kazalarının ana etkeni güvensiz davranışlar olduğu dikkate alındığında insan davranışlarının psikolojik tanımlamalarını anlamak ve bu harita üzerinden yaklaşımda bulunmak veya planlama yapmak önemlidir.

03 Şubat 2017 Cuma 00:13
İş Güvenliğinde Bilinçaltına İnmek
 İş kazalarının ana etkeni güvensiz davranışlar olduğu dikkate alındığında insan davranışlarının psikolojik tanımlamalarını anlamak ve bu harita üzerinden yaklaşımda bulunmak veya planlama yapmak önemlidir.

Araştırma kuruluşları özellikle önleme, süreç ve sistem iyileştirme alanlarında olayların öngörülmesi ve ortadan kaldırılmasına önemli yatırımlar yapmıştır. Bu yatırımın büyük kısmı, davranış temelli güvenlik unsurları, felsefeleri ve psikolojisine dayanıyor.

Bu kuruluşlar, araçlar, süreçler ve çalışanlara mesajlar da dahil olmak üzere iş güvenliği performansını artırmak için etkili yöntemleri belirlemeye çalışır. Bununla birlikte eksik noktalar ve kalıcı yaralanmalar, bu tür çözümler hazırlanıp uygulandıktan sonra da devam eder.

 

Şirket yöneticileri, davranışa dayalı iş güvenliği sistemlerinin temelini esas almakla akıllıca hareket etmiş olacaktır. Ancak iş güvenliği performansını gerçekten iyileştirmek için kuruluşlar çalışanların kararlarını nasıl anlayacaklarını bilmeli ve onlara kaza riskini azaltmak için daha iyi kararlar vermeyi öğretmelidir.

 

İnsanların günlük olarak on binlerce karar verdikleri tahmin edilmektedir; bunların çoğu bilinçaltındadır.

Bilinçaltı karar vermeyi değiştirmek veya geliştirmek için, basit davranışsal psikolojiye dayanan bu kararları anlamak önemlidir. Psikologlar olumlu bir şekilde takviye edilen eylemlerin tekrar edilmesini kuvvetle muhtemel bulduklarını ve Pavlov'un bulduğu gibi, bir ödülün öngörülebilir bir yanıtı doğuruyor olmasının çok etkili olduğunu savunuyor.Ödülün bu şekilde öngörülmesi kararın çevrimsel bir takviyesi haline gelir. Davranış her gösterildiğinde uygulama güçlenir, aynı zamanda karar vermede bir faktör olur.

Kaza/olay önleme sistemleri, olayların öngörülmesi ve ortadan kaldırılmasına odaklanmış ve öncelikle yukarıda tartışılan karar verme sürecinde modellenen davranışa dayalı iş güvenliği kavramlarına odaklanmıştır. Bu davranışa dayalı iş güvenliği sistemleri, bilişsel ve davranışsal alanlar da dahil olmak üzere herhangi bir güvenlik sisteminde gerekli olan unsurlara dayanır. Bu önemli bileşenler, kuralların ve prosedürlerin yürürlükte olmasını, açıkça iletilmesini ve kurallara uyma veya kuralları ihlal etmenin sonuçları ile bağlantılı olmasını sağlar.

Onlarca güvenlik planlaması, risk analizi, eğitim ve sistemle bile şirketler hala kazalar yaşıyorlar. Genellikle bu kuruluşlar, güvenlik önlemlerini sürdüremeyecekleri "plato" ya sıkışmış olarak tanımlanır. Bu platonun bir nedeni, kuruluşların sıradan veya standart prosesler, prosedürler veya genel çalışma hayatının dışında olan beklenmedik veya gözlenmemiş durumları yönetmekte güçlük çekmesinden kaynaklanır.

 

Alışveriş yaparken, araba kullanırken, çalışırken veya yoğun bir caddede yürürken insanlar tarafından her gün verilen kararları göz önünde bulundurun. Bu durumlarda verilen kararların çoğunda, kısa bir bilinçli düşünme döneminden geçer. Bu günlük kararların hepsinde olmasa bile, farklı düzeylerde bilinç veya alt bilinçle yapılır. Genelde insanlar günde 35.000 karar verirken, bazı kararlar kasıtlı ve kontrollü olup büyük çoğunluğu farklı alt bilinç seviyelerinde yapılır.

Örneğin, Teksas Üniversitesi araştırmacıları, bir insanın ortalama bir günde 16.000 kelime kullandığını tespit etmişlerdir. Bu sözcüklerin çoğu bilinçaltında seçilir, ancak yine de seçilir. Bilinçaltı karar verme, aynı zamanda bir araç kullanırken de büyük bir faktördür. Avrupa Davranış Araştırma Merkezine göre "sürücüler, seyahat edilen her bir kilometre süresince 100 civarında karar alıyor ". Bir günde çok fazla karar alınması ve birçoğunun bilinçaltı hale getirilmesinden dolayı hayatımızın çoğunu hatırlayamadığımız bu kararlar yönlendiriyor diyebiliriz.

 

Davranışa dayalı iş güvenliği sistemlerinin günün her saatinde işçilerin davranışlarını etkileyebileceğini söylemek pratik değildir ama otonom karar mekanizmasında çok etkin olduğu kesindir.

Çalışanın davranışının iş güvenliğine uyumlu olmasının sağlanması bu bilinçaltına etkin ve kalıcı bir şekilde hitap etmekle mümkün olur. Çünkü çalışana vermiş olduğunuz eğitim, uyarı veya yaşanan bir iş kazasından sonra oluşan iş güvenliği bilinçi zamanla kaybolur ve kişi tekrar bilinçaltındaki bu yönetim merkezinin kararları ile hareket ederler. Dolayısı ile bilinçaltındaki bu merkezin istenilen davranışları göstermesi için bu merkezin ele alınması ve burada gerekli tamiratın yapılması ve sürekli olumlu davranış ödül/ceza döngüleri ile takviye edilmesi gerekir. İş güvenliği kültürünü 3-7 yaşları arasında alınmayan bireyler için  malesef bu süreklilik geçerlidir.

İş güvenliği kültürünün bilinçaltına yerleşmesi için çalışanın vermek istediğiniz mesajı doğru ve tam algılayabilmesi önemlidir. Bunun ile birlikte mesajın bilinçaltında kalıcılığının sağlanması için duygusal zekânın da etkin şekilde kullanılması ve sıklık oranın ilk aşamada düzenli şekilde yapılması gerekir.

Bu bilgiler ışığında eğitimler düzenlenmeli, denetimler yapılmalı ve iletişimler kurulmalıdır.

İSG Aktüel

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    banner19
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV